4/11/2019

Pers dilinde '' Güzel Atlar Ülkesi'' anlamına gelen Kapadokya sıradışı güzelliğiyle insanları büyülüyor. Kapadokya bölgesi 1985 yılında Dünya Mirası Listesi' nde yer almış. Ürgüp, Göreme, Avanos, Ihlara Vadisi, Paşabağ, Zelve , Uçhisar, Ortahisar, Kaymaklı, Derinkuyu gibi yerleri kapsayan bölge Kapadokya olarak anılıyor. Kapadokya' yı her yıl ortalama 2 milyon kişi ziyaret ediyor. Ayrıca balonları da meşhur bu bölgenin. Ama balonların uçabilmesi için havanın ve rüzgarın uygun olması gerekiyor. Rüzgar hızının 11 km yi geçmemesi gerekiyor. Bizim gittiğimiz zaman hava muhalefetinden dolayı uçuş yoktu. Yılın 300 günü hava şartları uçuşa uygun oluyor. Fiyatları kişi başı 120- 130 Euro civarında. Uçhisar ve Göreme' den uçuşlar yapılıyor. Uçuşa katılınmasa bile balonları seyretmek için Göreme' de konaklamak daha mantıklı. Bölgede çok sayıda gezilecek yer olduğu için müzekart almak çok daha hesaplı olur. 
Üç Güzeller

Asmalı Konak 
Yoğun ilgi gören yerlerden. Nostalji yaşamak isteyenler için içeride televizyonda Asmalı Konak dizisi yayınlanıyor.

Seymen Ağa'nın odasına giden merdivenler

Uçhisar Kalesi

Uçhisar Kalesi Kapadokya' yı kuşbakışı seyredebileceğiniz, bölgenin en yüksek noktası

Turasan Şarap Evi 
1943 yılından beri faaliyette olan Turasan' da şarap tadımı yapıp satın alabiliyorsunuz. Ayrıca üretim tesisini de ziyarete edebiliyorsunuz.

Alfina Cave Hotel Ürgüp
Bölgede çok sayıda mağara otel var. Bu otellerin fiyatları bina otellere göre daha pahalı ama bölgenin keyfini çıkartmak için mutlaka mağara otellerde kalınmalı. Biz Alfina Cave Hotel' de konakladık. 

Mağara otelin içi

Göreme Açık Hava Müzesi
Mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer. Kaya içine oyulmuş kiliseler, şapeller, yemekhaneler ve yaşam alanlarından oluşuyor. Kayseri Piskoposu Aziz Basil tarafından 4. yy. da dini eğitim ve düşünce merkezi olarak kurdurulmuş. 

Göreme Açık Hava Müzesi' ne günde 5-6 bin ziyaretçi geliyor

Jeolojik zamanlardaki aktif volkanların lavlarının zaman içerisinde seller ve rüzgarlarla şekillenmesi

Azize Catherine Şapeli

Pantokrator Kilisesi

Yılanlı Kilise

Göreme açık hava müzesinde yer alan bu kiliselerin haricinde Elmalı Kilise, Yılanlı Kilise, Karanlık Kilise, Çarıklı Kilise ve Tokalı Kilise de bulunuyor. Bu kiliselerde freskler, motifler ve figürler çok daha fazla. Buralarda fotoğraf çekimine izin verilmiyor. Her mağarada ufo sobalarıyla bir görevli bulunuyor:)

Paşabağ Vadisi ve Zelve Vadisi Peri Bacaları' nın en yoğun bulunduğu yerler

Avanos
Çömlek atölyelerinin ve hediyelik eşyaların bulunduğu bölge. Çanakçılık ve seramik sanatının tarihi süreçteki gelişimini anlatan dünyanın ilk ve tek yeraltı seramik müzesi Güray Müze, Peri Bacaları' nın çok sayıda bulunduğu Paşabağ ve Zelve Vadisi, Vaftizci Yahya Kilisesi' nin yer aldığı Çavuşin, Derayamanlı Kilisesi, Güllüdere Kilisesi gibi pek çok önemli yer Avanos' ta yer alıyor.

4/01/2019

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi' nin ilk  yerel seçimi olan 31 Mart 2019 yerel seçimleri büyük sürprizlerle sonuçlandı. Cumhur İttifakı'yla Millet İttifakı' nın yarıştığı seçimlerde her iki grup da kendisini başarılı sayabilir. Toplam oy oranlarına bakıldığında Cumhur İttifakı % 51,63 oy alırken Millet İttifakı % 37,55 oy aldı. Burada Cumhur İttifakı başarılı görünüyor. Ama belediye başkanlıklarının kazanıldığı illere bakılırsa Millet İttifakı önemli bir zafer elde etmiş görünüyor. Tabi ki yapılacak itirazlar İstanbul gibi çok az farkla biten yerlerin kazananını değiştirebilir. Bu seçimde sert ve ayrıştırıcı söylemin seçmenden tepki gördüğü, ılımlı yaklaşımın daha çok tercih edildiği görüldü. Seçime katılım oranı % 84,67 oldu. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi' yle koalisyonların ortadan kalkacağı söyleniyordu. Görünen o ki yeni sistemde koalisyonlar seçimden sonra değil, seçimden önce yapılmaya başlandı.
AKP
39 ilde seçim kazandı. Genel olarak bakıldığında Cumhur İttifakı bu seçimi yerel seçimden çıkartıp genel seçim havasına soktu. Beka sorunu üzerinden siyaset yaptı. Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan 59 il ve 43 ilçede toplam 102 miting yaparak adayların önüne geçti. Projelerden çok rakipler konuşuldu. Oldukça sert söylemlerde bulunuldu. Hakaret ve tehdite kadar giden sözler söylendi, kalpler kırıldı. Bu davranışlar herkesin cumhurbaşkanı olacağım söylemini geçersiz kılmış oldu. Ama bu davranış seçmeni de rahatsız etti ve bu da sonuçlara yansıdı. 

CHP
25 yıldır AKP ve muhafazakar sağ tarafından yönetilen İstanbul ve Ankara dahil olmak üzere, İzmir, Antalya, Adana, Mersin, Hatay ve Eskişehir gibi önde gelen büyük iller dahil 21 ilde kazandı. Son yıllardaki seçimlerde büyük oranda kayıp yaşayan CHP için büyük bir zafer bu. Tabi İYİ Parti' nin desteği ve Kürt seçmenin bir kısmının oylarının katkısı da bu sonuçta önemli bir faktör oldu. Ama asıl önemli faktör doğru adayların belirlenmesi ve doğru bir seçim stratejisinin uygulanması. Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş gibi sağ seçmenden de oy alabilecek adaylar sandıkta karşılık buldu. Ekonomik krizle birlikte AKP' nin sert ve ayrıştırıcı söylemleri seçmen üzerinde CHP lehine bir etki yarattı. Oy kullanmak istemeyen CHP seçmeni de sandığa gitti. 

İYİ Parti
Herhangi bir ilde belediye başkanlığı kazanamamasına rağmen seçimin galibini belirleyen parti oldu. Millet İttifakı' yla uyumlu bir şekilde çalışarak CHP' ye önemli bir destek verdi. Ak Parti ve MHP' de kritik oy kayıplarına yol açtı. CHP' ye tek başına oy vermeyecek milliyetçi ve muhafazakar seçmenin oylarının Cumhur İttifakı' ndan Millet İttifakı' na dönmesini sağlayacak bir alternatif yarattı. Mersin' de İYİ Parti adayı Burhanettin Kocamaz' ın, kendisi seçime katılamamasına rağmen desteklediği Ayfer Yılmaz % 12 oy aldı. Bu oylar hem Mersin' de Cumhur İttifakı' nın adayı Hamit Tuna' nın hem de Tarsus MHP adayı Şevket Can' ın seçimi kaybetmesine neden oldu. Amiyane tabirle Burhanettin Kocamaz giderken Hamit Tuna' yı ve Şevket Can' ı da yanında götürdü. Ayrıca Burhanettin Kocamaz' a oy vermeyi düşünen bir kesim onun seçime katılamamasıyla CHP adayı Vahap Seçer' yöneldi. 

MHP
Beka söylemleri AKP' den çok MHP' ye yaradı. Milliyetçi oylardaki artış MHP' nin oylarına yansıdı. 11 ilde belediye kazanan MHP açısından da başarılı denilebilecek bir seçim oldu.

HDP
8 ilde belediye kazanabilen HDP bu seçimin kaybedeni oldu denilebilir. Batıdaki büyük şehirlerde aday çıkartmayarak CHP' ye örtülü destek verdi. Kürt seçmenin ağırlıklı olduğu Şırnak, Bitlis, Muş ve Bingöl' de AKP' ye kaybetti. Bunda HDP' nin son dönemlerde ivme kaybetmesiyle birlikte kayyumların bu bölgelerdeki olumlu çalışmaları etkili oldu. Tunceli' de ise Komünist Parti' ye kaybetti.

Komünist Parti
Seçimin en çok dikkat çeken sonuçlarından biri Tunceli' den geldi. Fatih Mehmet Maçoğlu HDP' ye rağmen kazandı. Ovacık Belediye Başkanlığı döneminde Ovacık' ta yetiştirdiği ürünlerle bilinen bir isim olan ''Komünist Başkan'' galibiyetiyle pek çok kesimin sempatisini kazandı. Şimdi Ovacık' tan daha büyük bir ölçekte olan Tunceli' yi Komünist sistemle nasıl yöneteceği merak konusu.
Şimdi önümüzde 4,5 sene seçim görünmüyor. Umarım bu süre içerisinde bir erken seçim yapılmaz ve insanlar normal hayatlarına dönerler. Seçim dönemindeki kutuplaşma da ortadan kalkar.

3/25/2019

SUPERCAM ile Sevdiklerinize Gözünüz Gibi Bakın

Teknolojilerle deyimler çok bağlantılı aslında. Mesela “gözün gibi bak”. Ne güzel bir deyim değil mi? Bir şeyin ne kadar değerli olduğunu göstermek için söylenir. Eski zamanlarda önemsediği şeylerden ayrılmak zorunda kalan insanlara güven vermek için.

Zaman ilerlese de ihtiyaçlar değişmiyor. Deyimler ve ihtiyaçlar da teknoloji ile birlikte yeni anlamlar kazanıyor.
Gözün gibi bak deyimi için de başka bir çözüm var artık. Yeni bir teknoloji: Supercam

Supercam evini, işini, evcil hayvanını, bebeğini… insanın önemsediği ne varsa gözü gibi bakabilmesi için yapılmış bir hizmet. Lifecell’in sunduğu güvenlik hizmeti Supercam ile kamera sistemlerinizden evinizi mobil uygulama sayesinde izleyebiliyor, geriye dönük kayıtlarınıza ulaşabiliyorsunuz. Çift taraflı konuşma özelliği ile cihaz üzerinden iletişim kurabiliyor, davetsiz misafirler için alarm alanı oluşturabiliyorsun. Tüm bu özellikleri ile gerçekten sevdiklerine gözün gibi bakabiliyorsun.

Üstelik bu teknolojiyi Lifecell’liler ve Turkcell’liler avantajlı şekilde kullanıyor. Supercam ile birlikte uygulama içinde kullanabilecekleri 5 GB internet de beraberinde geliyor.

Supercam’in paket özelliklerini gözden geçirin, avantajlı fırsatları kullanın, siz de sevdiklerinize gözünüz gibi bakın.

Akıllı Paket: 7/24 izlemenin yanında hareket alarmı, video ve görüntü kaydetme/paylaşma özelliklerinin kullanılabildiği paket.

Bulut Paketi (7 veya 30 gün): 7/24 izlemenin yanında hareket alarmı, video ve görüntü kaydetme/paylaşma ve 7 gün veya 30 gün geriye sarma özelliklerinin kullanılabildiği paket.

Not: Supercam, ücretsiz kurulum, 7/24 destek hizmeti, gece gündüz 1080p (HD) çözünürlüğünde izleme imkanı, alarm alanında hareket olması durumunda telefonuna anında bildirim gönderme ve video klip oluşturup paylaşma özellikleri ile birlikte kullanılabilmektedir.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

3/23/2019

Hayat kolay değil. Sürekli mücadele etmek gerekiyor. Dalgalı bir denizde yüzmek gibi. Kendimizi dalgalara bırakırsak nereye sürükleneceğimiz belli değil. Batmamak için ya da istediğimiz istikamette gidebilmemiz için çabalamaya devam etmemiz gerekiyor. Tabi bunun için iyi yüzebilmek, güçlü ve dayanıklı yani donanımlı olmak gerekiyor. 
Donanımlı olmak için hayat boyu çaba göstermemiz gerekiyor. Okulda başarılı olmak için, istediğimiz iyi bir üniversiteye girebilmek için, mezun olunca iyi bir işe girebilmek için ve o işte başarılı olup çalışmaya devam edebilmek için. Üniversiteye gidemesek bile bir meslek öğrenip o meslekte başarılı olabilmek için. Aslında hayatta kalabilmek için. 
Engeller ve Bahaneler
İstediğimiz hedeflere ulaşmak tabi ki kolay değil. Pek çok engel var önümüzde. Maddi imkansızlıklar, bulunduğumuz şehrin imkanlarının kısıtlı olması, kapasitemizin hırsımızdan az olması, gelişimimizi engelleyen bir çevrede olmamız. Zaten hayattaki yarış adil bir yarış değil. Herkes aynı koşullarda başlamıyor hayata. Ama bunları gayret göstererek ve çok çalışarak aşabiliriz. Pek çok olumlu örnek var önümüzde. Ama aşmakta en çok zorlanacağımız engel kendimiziz. Kendi önümüzde duruyoruz adeta. Bahanelerimizin arkasına sığınarak. Friedrich Nietzche' nin dediğine kulak vermek gerekiyor burada: '' İlerlemek mi istiyorsun? Kendi önünden çekil o zaman''. 
Bir Yolu Vardır
Kitap okumaya vaktimiz yoktur ama sosyal medyaya ve televizyon izlemeye harcadığımız zamandan kısabiliriz. 
Seyahat etmeye bütçemiz yetmez deriz ama çok uygun fiyatlı ve taksitli ulaşım ve konaklama seçenekleri vardır.
Eğitim almaya da vaktimiz yoktur. Çünkü işlerimiz çok yoğundur. Oysa ki eğitimle kendimizi geliştirsek işlerimizi daha verimli yapabiliriz.
Örnekler uzar gider ama sonuç değişmez. Kendi gelişimimiz için engel kendimiziz. Kendi önümüzden çekilirsek yol alırız.  

3/16/2019

Yılmaz Erdoğan' ın Organize İşler filmine gönderme yaparak soralım. Şimdi bizim kafamızda 2 tane soru var işareti var:
1) Seçim nedir?
2) Neden yapılır?
Normalde seçim, belirli periyotlarda yapılan, başarılı performans gösterenlerin tekrar seçilmesini sağlayan, başarılı olamayanların ise görevini daha iyi yapabilecek kişilere devrettiği bir mekanizmadır. Ayrıca seçim olması, seçilmiş insanların görevde kalabilmek için daha iyi çalışmasını sağlayan bir motivasyon aracıdır.
 
Ülkemizde Seçim Halleri
Maalesef ülkemizin seçim atmosferi çok farklı. Neredeyse her sene yapılan seçimlerde adaylar yapacakları icraatları anlatmaktan çok, rakiplerinin ne kadar kötü, başarısız, tehlikeli olduklarını anlatıyorlar. Adayların kökeninden girip 30 sene önce neler yaptıklarına kadar giden sicil taraması da yapılıyor. Adaylar, seçmenlerin rakip adaylardan nefret etmesini sağlayacak kampanyalar yapıyorlar. Dolayısıyla halkta en kolay nefret hissi uyandıracak din ve milliyetçilik argümanları kullanılıyor. Bol miktarda da yalana başvuruluyor. Televizyon ekranlarında parti sözcüsü gibi davranan gazeteci, öğretim üyesi vb konukların tarzları ve yaklaşımları yerlerde sürünüyor. Programı izleyen vatandaş da koskoca profesör yalan söyleyecek değil ya deyip söylenenlere inanıyor. Sonra rakip adaydan ve ona oy verenlerden nefret etmeye başlıyor. Ama unutuyor ki adam profesör ama koskoca değil. Asıl büyük problem, seçimden geçinen bu insanların, siyasetçilerin, gazetecilerin, yorumcuların ektikleri nefret tohumları seçim bitince ortadan kaybolmayacak olması. Filizlenerek büyüyecek, kamplaşma ve çatışmaları getirecek. Günlük hesap yapanları da huzursuz edecek ortamların oluşmasını sağlayacak. Demokrasinin sembolü olan seçimler, bizim ülkemizde demokrasiyi zedeleyen oluşma dönüştü. Keşke seçim olmasa da insanlar kutuplaşıp biri birinden nefret eder hale gelmesi. Varsın demokrasinin sembolü olmayıversin!!!

2/05/2019

Sinemacılarla ve sinema salonu sahipleri arasındaki ''Mısır savaşları'' nın sona ermesiyle Türk filmleri vizyona girmeye başladı. Bunlarda ilki Yılmaz Erdoğan' ın yazıp yönettiği Organize İşler 2: Sazan Sarmalı filmi. Film gösterime girdiği ilk hafta sonu 923.663 seyirci tarafından izlendi. Yılmaz Erdoğan' ın önceki filmi Ekşi Elmalar' ın toplam 1.237.921 seyirciye ulaştığını düşünürsek oldukça iyi bir rakam. 
Başrollerde Yılmaz Erdoğan, Kıvanç Tatlıtuğ, Ezgi Mola, Bensu Soral ve Rıza Kocaoğlu yer alıyor. Filmin konusu şöyle: Dolandırıcı Asım Noyan(Yılmaz Erdoğan) ve çetesi faaliyetlerine tüm hızıyla devam ediyor. Dolandırdıkları bir kişinin yardım için Sarı Saruhan( Kıvanç Tatlıtuğ) ' dan yardım istemesi sonucunda Sarı Saruhan' la  Asım Noyan karşı karşıya geliyor. Bu arada Asım Noyan' ın kızı (Bensu Soral) sazan sarmalı denilen telefon dolandırıcılığının mağduru oluyor. Asım Noyan' da bu işi yapanları bulmak için harekete geçiyor. Oyunculuklar genel olarak iyi olmakla birlikte Kıvanç Tatlıtuğ' a ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Sarı Saruhan rolünde oldukça başarılı. Film genel olarak güzel. Eğlenceli bir seyirlik olmakla birlikte pek komik sayılmaz. Beklentiyi ona göre ayarlamak gerekiyor. Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan işin içinde olunca insan beklenti çıtasını yukarıda tutuyor haliyle. Bu da hayal kırıklığı olasılığını arttırıyor Arada okkalı küfürler de yer alıyor filmde. Dolandırıcılığın alabildiğine sevimli gösterilmeye çalışılması beni rahatsız etti.  Onun haricinde çekimler çok güzel. İlk filmde olduğu gibi İstanbul' u kuş bakışı izlemek oldukça keyifli. Yılmaz Erdoğan filmlerinde yer alan derin anlamlı uzun cümlelere de rastlayamıyoruz bu filmde. . Her şeye rağmen dozajında beklentiyle izlenip keyif alınabilecek bir film olmuş. 

1/30/2019

Herkes mutlu olmanın yollarını arıyor. Bu konuda yazılmış pek çok kitap da var. Bertrand Russell tarafından kaleme alınan Mutlu Olma Sanatı, bu konuda yazılmış kişisel gelişim kitaplarından farklı olarak konumlanıyor. Kitap '' Kişisel gelişim vaat eden bir popüler felsefe'' kitabı olarak tanımlanıyor.
Bertrand Russell, temel olarak mutluluğun ya da mutsuzluğun koşullardan ziyade, bizim bu koşullar başımıza geldiğinde neler yaptığımızla ilgili olduğunu söylüyor. Ayrıca mutluluk için çabalamamız gerektiğini vurguluyor. Yazar kitapta ortaya koyduğu görüşlerini kendi gözlem ve deneyimleriyle doğruladığını ve bunlara uygun hareket ederek mutluluğunu arttırdığını belirtiyor. Kitap, Mutsuzluğun Nedenleri ve Mutluluğun Nedenleri isimli iki kısımdan oluşuyor. 
Mutsuzluğun Nedenleri kısmında yer alan başlıklar şöyle:
  • Byron Mutsuzluğu
  • Rekabet
  • Can Sıkıntısı ve Heyecan 
  • Yorgunluk
  • Çekememezlik
  • Günah Duygusu
  • İşkence Korkusu
  • Kamuoyu Korkusu 
Mutluluğun Nedenleri kısmında yer alan başlıklar ise şöyle:
  • Mutlu Olmak Hala Mümkün müdür?
  • Keyif
  • Sevgi
  • Aile
  • İş
  • Kişisel Olmayan İlgiler
  • Çaba ve Kabullenme
  • Mutlu İnsan
Kitabın çevirisi oldukça iyi ve kitap gayet akıcı. Kitabın yazarı olan Britanyalı filozof, tarihçi, toplum eleştirmeni ve matematikçi Bertrand Russell, 1950 yılında Nobel Edebiyat Ödülü' ne layık görülmüş. Kitaptan bazı bölümler şöyle:

'' Göreceksiniz ki, bu değişik kalabalıkları oluşturanların her birinin bulunduğu konumla ilişkili bir derdi vardır. İş zamanı kalabalığında, endişe, aşırı dikkat, hazımsızlık, işinden başka her şeye karşı ilgi eksikliği, eğlenip gülme gücünden yoksunluk, başka insanları fark etmeme ile karşılaşacaksınız''.

'' Aydın birisinin zaten mutlu olamayacağına inandıkları için mutsuzluklarından kıvanç duyarlar''.

'' Bir kişi, başarıyı istemekle kalmayıp, bütün benliğiyle başarının peşinde koşmanın ödev olduğuna inandığı ve böyle yapmayanı zavallı bir yaratık olarak gördüğü sürece, hayatı, mutluluk vermeyecek derecede yoğun ve tedirgin olacaktır''.

'' Başarı mutluluğun sadece bir ögesidir ve diğer ögelerin tamamının feda edilmesi pahasına elde edilmişse, çok pahalıya mal olmuş demektir''.

'' İnsanların çoğu, düşüncelerini kontrol etmekte yetersizdir. Yani, henüz her hangi bir şey yapamayacakları aşamada, kaygı verici konuları düşünmemeyi beceremezler. İş üzüntülerini yataklarına kadar götürürler ve yarının zorluklarıyla başa çıkabilmek için güçlerini yenilemeleri gereken gecelerini, o anda hiçbir şey yapılamayacak sorunları düşünerek geçirirler; düşünürler ama çözüm üretecek şekilde değil, uykusuzluk nedeni olan yarı deli bir şekilde düşünürler''.

'' Bir tek zevkini, diğer zevklerinin zararına aşırı derecelere vardıranın, üstesinden gelemediği bir sorunu vardır''.

'' En iyi sevgi, insanın eski mutsuzluklarından kaçmak için değil de yeni mutluluklara kavuşmak umuduyla beslediği sevgidir''.

'' Amaçlarımıza, çevremize ve yaptığımız işlere öyle bir dalmışız ki, dünyada yapılan tüm işlerin içinde ne kadar küçük bir yer tuttuğunu ve yaptığımız işlerle dünyadaki birçok şeyi hiç etkilemediğimizi unutur gideriz''.

'' Çok ender durumlar bir yana, mutluluk yalnızca uygun koşulların bir araya gelmesiyle olgun bir meyve gibi kucağa düşmez, çabayla erişilebilir''.

1/22/2019

Roger Federer tenis tarihinin en önemli oyuncularından biri. Yaşayan efsane. 20 Grand Slam şampiyonluğu bulunuyor. Geçtiğimiz günlerde, Avustralya Açık Grand Slam turnuvası esnasında başına ilginç bir olay geldi. Soyunma odasına girmek üzereyken kapıda bulunan görevli Roger Federer' i uyardı. Akreditasyon kartı olmadan soyunma odasına giremeyeceğini söyledi.
Roger Federer bu turnuvada mücadele ediyordu ve Avustralya Açık' ı 6 kez kazanmıştı. Dolayısıyla görevlinin onu tanımama ihtimali yoktu. O sadece kuralları uyguluyordu.  Bir süre sonra Federer' in yardımcısı geldi ve akreditasyon kartını gösterdi. Peki Federer' in tepkisi ne oldu bu esnada? Hiç bir şey söylemedi. Sakince bekledi. Kartı gelince soyunma odasına giriş yaptı. '' Sen benim kim olduğumu bilmiyor musun? '' demedi. Görevliyle tartışmadı. Çünkü görevli sadece işini yapıyordu. Sporcuları saha içindeki başarıları kadar saha dışındaki davranışları da değerli kılıyor. ''Majeste'' lakabını almış olan Federer bu saygıyı hak eden sporculardan biri.
Türkiye' de Olsa
Böyle bir olayın ülkemizde olduğun varsayalım. Kendilerini ulaşılmaz olarak gören futbol camiasının korunaklı '' kral'', '' imparator'' lakaplı üyeleri neler yapardı? Burak Yılmaz olsa, kavga ettiği otobüs şoförünün başına gelenlerin buradaki görevlinin başına gelmesi kaçınılmazdı. Arda Turan olsa görevlinin kafa yeme garantisi vardı. Arabaya koşup silah da alıp gelebilirdi. Nasıl olsa ona bir şey olmuyor. Fatih Terim olsa  hakaret,darp vs kesindi. Görevlinin işine de son verilirdi. Eğer akreditasyon kartının getiren yardımcısı Hasan Şaş ise görevliye saldırıp yüzünü tırmalama ihtimali de oldukça yüksekti.

1/12/2019

Başarılı olmak çok önemli. Günümüz iş dünyasında hayatta kalabilmek ve kariyer basamaklarını tırmanabilmek için başarılı olmak şart. Başarılı olmak için pek çok formül ortaya konuluyor. Onlardan biri de '' Beyin avcısı'' Şerif Kaynar' ın TEDx için yaptığı '' Başarının 12 Sihirli Anahtarı'' adlı konuşmasında yer alıyor.
Şerif Kaynar büyük şirketlere danışmanlık yapan Korn Ferry firmasının Türkiye şubesinin yöneticisi. Aynı zamanda Süreyya Ciliv' i Microsoft' ta çalışırken Turkcell için çalışmaya ikna ederek CEO olmasını sağlayan kişi. Ayrıca Serpil Timuray' ın da Vodafone' a CEO olmasını sağlamıştır. Yani iş dünyasının tam içinden gelen ve bu konuda oldukça tecrübeli birisi. 22 yıllık çalışma süresi boyunca, başarılı olmuş çok sayıda patron, CEO ve genel müdürle tanışıyor. Onların 12 ortak özelliğini tespit ediyor: 
1) Uzlaşma Kültürü: Çatışma yerine uzlaşmayı tercih etmek gerekiyor.
2) Satış Becerileri: Bir şeyi iyi yapmak önemlidir ama yaptığınızı ortaya koyabilmek yani satabilmek en az yapabilmek kadar önemlidir.
3) Etik Yöneticilik: Her koşulda etik kurallar içerisinde kalınması gerekiyor.
4) Sıfırdan Başlayabilmek: Hayat her zaman ileri doğru gitmez. Yana ya da geriye gidildiği zaman yeniden başlayabilmek gerekiyor. 
5) Şansı Yakalamak: Hayatımız boyunca şans önümüze geliyor. O şansı yakalayıp değerlendirebilmek gerekiyor. 
6) Sevilen Kişi Olmak: Sevilen kişiler daha başarılı oluyor. Gülümseyen, bilgiyi paylaşan, kapısı açık, egosu küçük insanlar daha çok seviliyorlar. 
7) Network' ü Sağlam Tutmak: İlişkileri iyi tutmak gerekiyor. Okul arkadaşı, aile, iş arkadaşı gibi gruplarla iyi ilişkiler networkün güçlü olmasını sağlıyor.
8) Liderlik Ruhu: Başarılı insanlarda mutlaka bulunuyor ve liderlik geliştirilebilen bir özellik. 
9) Hayal Gücü: Hayal gücü ile yapılan işler çok daha ileri götürülebiliyor. Hayal gücünü geliştirmenin iki yolu, kitap okumak ve seyahat etmek.
Buradan sonraki 3 madde ise Şerif Kaynar' ın olmazsa olmaz dediği maddeler:
10) Öğrenme Kabiliyeti: Hayat ve iş hayatı sürekli gelişiyor ve değişiyor. Ayak uydurabilmek için öğrenmeye açık olmak gerekiyor.
11) Cömert Olmak: Para, zaman ve ilgisini ekibi için harcarken cömert olanlar daha başarılı oluyor. 
12) Saygı: Üst mevkidekilere zaten saygı gösteriliyor. Bununla birlikte alt mevkidekilere, müşterilere, çalışanlara saygılı olmak gerekiyor. Ayrıca randevu saatine uymak çok önemlidir. Bu, o insana saygının göstergesidir.
Güven: Bu 12 maddeyi uygulayan insanlar güven kazanıyorlar. İnsanlar güvendikleri kişilerle iş yaparlar. Güvenilir olmak gerekiyor. Güveni kazanmak zor, kaybetmek kolaydır.

1/05/2019

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, naylon poşet yönetmeliği kapsamında, 1 Ocak 2019 itibariyle market alışverişlerinde kullanılan plastik poşetlerin 25 kuruş olacağını açıkladı. Bu yönetmeliğin amacı olarak görsel ve çevresel kirliliğin azaltılarak gereksiz poşet kullanımının önüne geçmek olduğu belirtildi. Çevre kirliliğinin azaltılması için atılmış çok önemli bir adım. Plastik poşet, Almanya, İtalya, Fransa, İngiltere ve ABD gibi pek çok ülkede ücretli ya da yasak. 
Neden Bu Kadar Önemli?
Plastik poşetler polietilen denilen petrol türevinden ve atık malzemelerin ikincil kullanımından elde ediliyor. Üretim maliyetlerinin düşük olması ve dayanıklılığı nedeniyle çok yaygın. Bu poşetlerin doğada yok olma süresi 1.000 yılı buluyor. Naylon poşetlerin sadece %1' i geri dönüştürülebiliyor ve  % 99' u doğada kalıyor. Türkiye' deki bir kişi bir yılda ortalama 312 adet plastik poşet kullanıyor. Dünyada ise her saniyede 160.000 plastik poşet kullanılıyor. Her yıl dünyada 5 trilyon adet plastik poşet üretiliyor. 
Bizim Tepkimiz Ne Oldu?
İlk tepkimiz market görevlileriyle kavga etmek oldu. Bu kadar alışveriş yapıyorum poşete de mi para istiyorsunuz dendi. Kızıp ürünleri iade edenler, manav reyonundaki ince ve ücretsiz poşeti alıp kullananlar, montunun içine dolduranlar, poşeti kullandıktan sonra geri getirip parasını isteyenler oldu. Hatta bazı marketlerin önünde 10 kuruşa poşet satanlar bile çıktı. Ama rakamlara bakıldığında plastik poşet tüketiminin % 50 azaldığı görülüyor. Amaç da bu zaten. Çevre bilincine sahip oldukça rakamların daha da düşmesi en büyük dileğimiz. Akaryakıt ürünlerindeki fiyat artışları, köprü geçiş ücretleri artışları vb. pek çok alanda yapılan fiyat artışlarına neredeyse hiç tepki vermeyen vatandaşlarımız söz konusu 25 kuruşluk poşet ya da çevre olunca büyük tepki gösterdiler. Bu da şaşırtıcı bir durum.
Reklam Meselesi
Bir başka tepki de ücretli poşetlerde alışveriş yapılan firmanın logosunu olmasına geldi. Hem parayla satıyorsunuz hem de sizin reklamınızı yapıyorum. Marketin bana reklam parası ödemesi gerekir ya da logosuz poşet verin diyenler oldu. Parayla aldığı her ürünün üzerinde reklam bulunan insanlar konu poşet olunca ayrı bir hassasiyet gösterdi. 
Subscribe to RSS Feed Follow me on Twitter!