1/18/2020

Bazı zamanlarda yardıma ihtiyaç duyarız. İyi gün var kötü gün var. Hayatın kontrolü tamamen elimizde değil nihayetinde. Aynı şekilde iş hayatında da yardıma ihtiyaç duyduğumuz zamanlar olabilir. Yetiştirmemiz gereken bir iş, yaptığımız hatanın olumsuz sonuçlarını ortadan kaldırma çabası, sorumluluk alanımızda oluşan bir sorun gibi durumlarda iyiliğe ihtiyacımız olabilir. 
Küçük çaplı da olsa yardıma ihtiyacımız olduğunda etrafımızda bunu yapabilecek arkadaş! bulamayabiliriz. Bırakın büyük yardımı, küçük bir dokunuşu bile arar gözlerimiz. Michelangelo' nun '' Adem' in Yaradılışı'' tablosundaki gibi büyük bir dokunuştan bahsetmiyorum(İlk insan olan Adem'e ruh veren dokunuş) . Halin nicedir diye bile soran olmaz maalesef.
Kaygan Zemin
İş hayatının kaygan zemininde iyilikler genellikle yatırım amaçlı oluyor. Yardım edeyim, ileride işim düşebilir fikri hakimdir. Eğer işe yarama ihtimalimiz varsa beklediğimiz desteği bulabiliriz. Ama böyle bir durum yoksa küçük iyilikleri bile görebilmek zor olabilir. İş dünyasının yoğun rekabeti altında herkes bireysel çaba gösteriyor. Kendini öne çıkartmak için genellikle, iyilikte yarışmak yerine kötülükte yarışmaya başlıyor. Yani iş hayatında kötü iyiyi kovuyor. Daha sonra da bu durumu düzeltmek için, gelsin takım olalım yemekleri, gitsin ekip ruhu oluşturma piknikleri.
Öğrenilmiş Kötülük!
İçinde zaten bir miktar kötülük taşıyan, kendisine yanlış yapanı affetmeyen, insanın canını yakmaktan çekinmeyen kişiler için iş hayatına uyum sağlamak daha kolaydır. Ama saf ve çok iyi niyetliler için iş dünyası cehennem gibidir diyebiliriz. Ne demiş Goethe: '' Dünya hassas kalpler için cehennem gibidir''. Sonra bu iyi insanlar kötülük yapmayı daha doğrusu iyilikten kaçınmayı öğreniyorlar. Ama sonradan öğrendikleri için ölçüyü tutturamıyorlar ve ayarsız yapabiliyorlar. Okulun ya da mahallenin iyi çocukları acımasız iş insanlarına dönüşüyorlar.
Categories:

6 yorum:

Yorumlar:

Subscribe to RSS Feed Follow me on Twitter!