4/23/2020

M.F.Ö' nün meşhur şarkısı vardır. Adı, Peki Peki Anladık. 1985 yılında yayınlanan albümde yer alıyor. Şarkının nakaratı şu şekilde biter: Sen neymişsin be abi. Her şeyi bilen Ayhan Sicimoğlu için yazmışlar. Belki de yeter artık demek için yazmışlardır.
Günümüzün siyasetçilerine kimi zaman bu şarkıyı söylemek istiyor insan. Her yıl yapılan seçimler kutuplaşmanın artmasına sebep oluyordu. Saflar sıkılaşıyor, karşı cephe düşman olarak görülmeye başlıyordu. Siyasetin düşmana ihtiyacı vardır diye bir tabir var. Kendi taraftarını konsolide etmek için karşı tarafa bir düşman koymak ister siyaset. O düşman algısı kitleyi bir arada tutar. Buna göre karşı taraf ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin yanlıştır, kötü niyetlidir. Gün geçtikçe taraflar arasında kapanmaz yaralar, onarılamaz ilişkiler oluşur. Mahalle arkadaşları, okul arkadaşları, akrabalar vs. nin arasındaki bağlar zayıflar, aralar bozulur. Her iki kesim de fanatik dava adamlarına dönüşür bir nevi. Gözleri bir şey görmez olur. Her şeyin en iyisini, doğrusunu bildiğini ve yaptığını zannederler. 
Virüslü Siyaset
Uzun zamandır süren bu durumun Corona günlerinde ortadan kalkmasını umuyorduk. Tüm dünyayı etkisi altına alan, her gün insanların öldüğü, ne zaman biteceği belli olmayan, görünmez düşmana karşı aynı safta yer alırız sanmıştık. Saf olduğumuz ortaya çıktı. Hem bize ayıp oldu, hem de her biri süper kahraman gibi canlarını ortaya koyarak çalışan sağlık çalışanlarına ayıp oldu. Önce Haşmet Babaoğlu sağlık çalışanlarını alkışlamayacağını söyledi. Geçmişte yaşanan protestoları çağrıştırıyormuş. Karşı taraf boş durur mu? Enver Aysever dindar insanlarla ilgili sert bir karikatür paylaştı. Kafa aynı kafa, taraflar farklı olsa da. 
Muhalefet belediyeleri Corona salgını ortaya çıkınca hemen bir yardım kampanyası düzenleyip para topladılar. Hesaplarına bloke kondu. Belediyelerin yardım toplama yetkisi yok dendi. Geçmişte nasıl topluyorlardı peki sorusunun cevabı da yoktu. İhtiyaç sahiplerine bedava ekmek dağıtmak istediler. Ona da izin çıkmadı. Valilik üzerinden olacakmış o da. Belediyeler halk üzerinde iyi intiba bırakmak için çabalıyorlardı haliyle. Ama buna imkan bulamıyorlardı. Çeşitli ithamlarla karşılaşıyorlardı. Adana Büyükşehir Belediyesi sağlık bakanlığıyla iletişime geçmeden kendi inisiyatifiyle sahra hastanesi inşa etti, onu da mühürlediler. Dolar 7 TL olurken bile konuşmayan ekonomi bakanı bu sahra hastanesini eleştirdi. Virüse rağmen siyaset kavgası devam ediyordu.
Corana virüsü ömrünü tamamlayacak bir süre sonra ama, bu siyaset virüsü hiç ortadan kalkmayacak gibi. 
Categories:

30 yorum:

  1. Bambaşka yerlerden bakılıyor hayata demek ki.. demek ki siyasi olunca büyük bir hırs gelip kalbinin orta yerine çörekleniyor ve simsiyah yapıyordu herşeyi. Nasıl temizlenir o siyahlıklar, bilinmez!..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet siyasetin karaltısı başka bir şey görmelerine engel oluyor demek ki. Teşekkürler.

      Sil
  2. Çok korkunç.
    Lise yıllarımdayken beğendim biri vardı o kişinin de uzun zamandır benden hoşlandığını söylemişti sonra sırf onunla aynı siyasi görüşte değilim diye benimle görüşmeyi kesti yok sen benim partimden değil miydin ben öyle sanmistim vs dedi.
    Açıkçasi ben parti tutmuyorum siyaset kaygam zemin gibidir .
    İnsanlar sırf bu yüzden birbirine giriyor yok hakkım helal değil diyeni bile duydum.
    Neyse çok haklı güzel bir yazı olmuş.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Siyaset insanları garip davranışlara yönlendirebiliyor. Teşekkürler.

      Sil
  3. keşke özellikle bu zor günlerde hep birlikte hareket edilse...

    YanıtlayınSil
  4. Hırs.. İnsanda mantık da kalpte merhamet de bırakmıyor. Tüm dünyayı eşit derecede vurdu ama hala kutuplaşmaya çalışıyor insanlar, nasıl bir şey bu!?

    YanıtlayınSil
  5. tarihte gerilere gidilirse eğer görülecektir hiçbir şeyin değişmediği. İnsanları cehalet çukurundan çıkaramadığı sürece dünya, gitgide cehennemleşecektir insanların çoğu için.

    YanıtlayınSil
  6. Hocam böyle gelmiş böyle gider. Ne olursa olsun düzelmez bu durum.

    YanıtlayınSil
  7. Bu virüsten sonra dünya değişicek aynı mı kalıcak muhabbeti var ya bence biz hep aynı kalıcaz

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bence de biz aynı kalırız. Depremden sonra da değişmemiştik.

      Sil
  8. Aa, çok ilginç. Mazhar denen değişik varken Ayhan Sicimoğlu'nu bırakıp kendilerine baksalarmış onlar.
    Ortalıkta ağır bir salgın varken bazı siyasetçiler insanlığını takınacakken insanlıktan çıkıyor. Çok düşündürücü!

    YanıtlayınSil
  9. What a thought-provoking post! Thanks for sharing!

    xoxo
    Lovely

    http://mynameislovely.com

    YanıtlayınSil
  10. ay yaaa salgını da siyasete alet etmeseleer :)

    YanıtlayınSil
  11. Her iki tarafı da suçlu ve iğrenç buluyorum. Ve bu iki taraf arasında tarafsız kalmayı yeğleyip apolitik davranmayı seçiyorum. Evet salgın sayesinde ülkemiz siyasetinin iğrenç boyutunu da görmüş olduk.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Her iki taraf da aynı. Sadece gücü daha çok olan daha sert ve etkili.

      Sil
  12. Hi dear, your blog is so beautiful. I really like it.
    Follow for follow? I already follow you. Btw I am the new one and I would appreciate it.

    https://salyaves.blogspot.com/

    YanıtlayınSil
  13. You're absolutely right. I hope it will pass too =)

    Interesting post.

    YanıtlayınSil
  14. Hopefully politics in your country returns to normal and clean as expected by all residents.

    Greetings from Indonesia, Turgay Aksoy

    YanıtlayınSil
  15. Sadece şarkı olsa insan nwler demek istiyor da...

    YanıtlayınSil

Yorumlar:

Subscribe to RSS Feed Follow me on Twitter!