12/07/2016

İyilik yap denize at, balık bilmezse Halik bilir. Ne güzel bir söz. Karşılık beklemeden iyilik yap diyor. Ya da yaptığın iyi bir şeyi ortaya çıkartmak için uğraşma diyor. Peki bunu hayatımızın her alanında uygulayabilir miyiz?
Örneğin, iş hayatımızda yaptığımız iyi şeyleri, güzel fikirleri, şirketimize kattığımız artı değerleri, ben şirketime katkı yapıyorum, bunu öne çıkartmama gerek yok, bu benim işim zaten diyerek kendimize saklayabilir miyiz? Yaptığımız güzel işleri biz bir şekilde görünür kılmazsak, bunları bizim yaptığımız nasıl belli olacak? Hele iş hayatının rekabet ve performans odaklı düzeninde, herkes diğerinin yaptığı iyi işi, kendi yapmış gibi sahiplenmeye çalışırken. Kimin prim alacağı ya da kimin terfi edeceğinin belirlenmesinde önemli olan bir kriter performans. Performansı gerçekleştirmek kadar yapılan performansı gösterebilmek gerekiyor. Hatta performansı göstermek, performansı gerçekleştirmek kadar önemlidir desek abartılı olmaz. Ama burada dikkat edilmesi gereken bir husus var. Yapılan işleri abartılı olarak ve herkesi rahatsız edecek bir şekilde ortaya getirmemek gerek. Yani insanların gözüne sokmaya gerek yok. Bu da ters tepebilir. Profesyonelce davranıp, doğru yerde ve doğru zamanda yapılanları uygun bir şekilde dile getirmek gerekir. Ben işimi yaparım, yaptığım iyi işleri onların görmesi lazım demek de yanlış. Çünkü kimse kendi iş yoğunluğunda bu tür şeyleri göremez. O nedenle güzel sözü şöyle uyarlayabiliriz: İyilik yap denize at, balık bilmezse, bilmesini sağla.
Categories:

14 yorum:

  1. Pıffff bunları bilsem de, ben söylemiyim onlar görsüncüyüm ben ne yazık ki bu da olumsuz yansıyor iş hayatıma:( Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet gerçekten olumsuz oluyor. Yapmak lazım bunu. Sevgiler.

      Sil
  2. İş hayatında başarının önemli bir parçası da kendini ve yaptığı işi iyi ifade edebilmek. Marketing denilen kavram sadece mal ve hizmet için değil etik şartlarda performans için de geçerli. Günümüzde özellikle büyük firma ve şirketlerdeki yoğun hiyerarşiyi düşünürsek, emeğimizin takipçisi olmazsak bırakın bilinmemesi alır ben yaptım derler. Vicdan ve doğruluk içerisinde bence yaptığını göstermek ve sahiplenmek işin bir parçası. Ama egoluk bir durum yok, orada risk var dikkat etmek gerek. Selamlar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emeğimizin takipçisi olmak çok doğru bir tabir. Yaptığımızı sahiplenmeli ve göstermeliyiz. Selamlar.

      Sil
  3. İş hayatı kıyasıya bir rekabet üzerine kurulu. Bu rekabet ortamında performans sistemi ile belirlenen terfilerde de adil olmayan uygulamalar öylesine çok ki! Çok çalışan, işini iyi yapandan ziyade kendini iyi pazarlayan ve 'göze girmeyi başaran' ödülü kapıyor! Bu uğurda da, akıl almaz entrikalar, dalkavukluklar, cambazlıklar tahayyüllerin çok ötesinde.

    İlkeli ve bulunduğu konumu, pozisyonu taşıyabilen gerçek yöneticiler o kadar az ki!. Önemli bir konuyu masaya yatırmışsınız...teşekkürler. Esenlikler dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Yaptığımız işi başkaları görecek ve bize adil bir şekilde davranacak diye beklemek pek gerçekçi değil. Zaten göstermek yapmak kadar önemli. Selamlar.

      Sil
  4. Ben de hep karsimdaki farketsin diye bekleyenlerdenim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Farketmezler o yüzden farkettirmek gerek.

      Sil
  5. Çoğu insanın yaşadığı önemli bir konuyu/sorunu dile getirmişsiniz... Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Yaygın bir sorun bu.

      Sil
  6. it is our personal responsibility to do our job well even when we're not rewarded for it...we should always strive to do our best. Sometimes we might need to change our job, but whatever job we have, we should do it the best we can.

    YanıtlaSil
  7. aslında hayatın her alanı için geçerli artık bu , çünkü insanların gözüne sokmadan anlamama gibi bir halleri var :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben sadece iş dünyası için olanı yazdım ama dediğiniz gibi neredeyse her alanda böyle yapmak gerekiyor. Selamlar.

      Sil

Yorumlar:

Subscribe to RSS Feed Follow me on Twitter!