11/24/2016

Hayatımız boyunca pek çok yanlış yapıyoruz. Aynı zamanda bize karşı da pek çok yanlış yapılıyor. Bilerek ya da bilmeyerek. Okulda, arkadaş ortamında, ailede, iş yerinde.

Bize karşı yapılan yanlışlar arasında en çok kızdıklarımız, değer verdiğimiz, güvendiğimiz insanların yaptıkları yanlışlardır. Yakın arkadaşlarımızın, akrabalarımızın, geçmişte yardım ettiğimiz ya da güvendiğimiz insanların yaptıkları bizi en çok yıpratanlar. Sezar' ın evlatlığı Brütüs' ün ihaneti, Sezar' ı bıçaklamasından daha çok canını yakmış ki, tarihe geçen o ünlü sözü söylemiş:'' Sen de  mi Brütüs''. Bize karşı yapılan yanlışların bizi ne kadar üzdüğü ve yıprattığı ortada. Ayrıca bu davranışlarla hayat boyu karşılaşacağımız da aşikar. Peki bu kadar üzmesini ve yıpratmasını nasıl engelleyebiliriz? Bunun önemli bir yolu var: Affetmek. Tabi ki kolay bir şey değil. Affetmek, bize karşı yapılan hatayı onaylamak değildir. Ya da yapılanları görmezden gelmek demek de değildir. Yapılan yanlışı hazmedememenin getirdiği yükten kurtulmaktır. Dolayısıyla affetmek bizim kendimizle ilgili bir meseledir, karşı tarafla ilgili değil. Ayrıca affetmeyerek karşı tarafa gereğinden fazla değer vermiş oluyoruz. Çünkü bu sayede kafamızda taşımaya devam ediyoruz.   
Kendimizi Affetmek
Bir de kendimizi affetme meselesi var. Hayat boyunca yaptığımız yanlışlar var. Yaptığımız yanlış tercihler, hatalı davranışlar, keşke dediğimiz durumlar. Bunlarla ilgili olarak sürekli kendimizi yargılarız. Kendimizle aramızı bozarız yani. Bu da beraberinde pek çok sorun ve mutsuzluk getirir. Oysa biz, yanlışlarımızla biziz. Hatalarımızla da güzeliz. Hatalarımızdan ders alıp geliştirmeliyiz kendimizi. Sürekli kendimizi yargılayıp, eleştirip kendimizi yıpratmamıza gerek yok. Kendimize kötü davranmamıza gerek yok. Hem de etrafımızda bunu yapmak için bekleyen pek çok insan varken.
Categories:

34 yorum:

  1. Affetmek bir lütuf değil bunu söyleye söyleye dilimde tüy bitti :) Siz de güzel ifade etmişsiniz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet lütuf değildir:) Teşekkürler.

      Sil
  2. Hata yapacağız ki doğruyu bulalım... Edison'u bu noktada takdir ederim. Başarısızlıklarını, başarıya giden yol olarak ifade etmiştir. Affetmek gerek, yükümüzü hafifletmek için. Yoksa gereksiz yüklerle bir ömür geçirmek zorunda kalırız. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten büyük bir yük ve taşımamak gerek. Selamlar.

      Sil
  3. İnsan olarak hataları hep yapıyoruz. Yapmamak olası değil. Önemli olan kasten, acıtmak, kırmak için bile bile yapmamak. Bazen de hata yaptığımızın sonradan bile farkına varamıyoruz. O zaman hatamızı üsturubuyla söylemeliler, söylemeliyiz ki sürümcemede kalmasın. Yanlış anlamalar sürüp gitmesin..

    Affetmek, erdem :) Ama affedildiğine güvenip döne döne, bıkıp usanmadan aynı hatayı yapmanın affı olamaz sanırım!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sürekli olarak hata yapanların da yanımızda yeri olmamalı:)

      Sil
  4. Affetmek konusunu ben de çok irdeledim. Affettikçe daha beter oluyor çoğu. Üzerine bir çizik atıp kişiyi yok saymak en rahatlatıcı yol.

    Kendimizle aramızı bozmayalım bence. Her şeyin en doğrusunu yapmamız mümkün değil. O nedenle yanlışlara ''deneyim'' olarak bakıp yolumuza kazandığımız deneyimlerle devam edelim:)
    Elinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok önemli bir konu affetmek. Dediğiniz gibi bunlardan deneyim kazanmalıyız. Teşekkür ederim. Selamlar.

      Sil
  5. Sözde affetmek kolay önemli olan gönülde affedebilmek diye düşünüyorum. Buda hatalara göre değişebiliyor sanırım yani affedilebilecekler ve affedilemeyecekler. Çok zor sanırım bazen ikisi de yük olabiliyor. Çok güzel anlatmışsınız kaleminize sağlık selamlarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Çok zor doğru ama yük olduğu da doğru. Affedilmeyecek hata yapanların da hayatımızda yeri olmamalı bence. Selamlar.

      Sil
  6. Doğru söze ne denir.Affetmek erdem tabii ki, ama kendi egoları için derin yaralar açılan yüreklerin kanaması diner mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dinmez tabi ama kanamayı azaltır bence:)

      Sil
  7. Çok doğru, kendimiz için affetmeliyiz.Güzel bir yazı olmuş.Selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Kendimiz için. Selamlar.

      Sil
  8. ah ah çok önemli bu yaa. önce kendini affetcen yaaa sonra da herkesiii :)

    YanıtlaSil
  9. Uzun bir süredir affetmek üzerine düşünüyordum. Son bir yıldır yaşamış olduklarımdan dolayı hem yaptığım hataları hem de bu hataları yapmama sebep olan insanı affedip yoluma devam etmem gerekiyordu.Bunu kısmen başardım diyebilirim. Yazmış olduklarınız ise gerçekten doğru. Çok önemli noktalara değinmişsiniz. Hem kendini hem de karşısındaki insanı affedip yola devam etmek çok mühim bir konu bu hayatta.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim için çok mühim. Affetmeyince biz uğraşıyoruz çünkü. Affetmek bize iyi gelir. Rahatlarız. Selamlar.

      Sil
  10. Forgiveness is important. Learning to forgive ourselves is not easy but it helps us to learn how to forgive others as well.

    Have a lovely day!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. You are right. İts not easy. But we must learn to forgive. Thank you.

      Sil
  11. Öyle kolay olmuyor Affetmek basit değil benim acımdan Zamanla geliyor geçiyor unutuyorsun,da Zaman alıyor bazı şeyler Yola devam ediyormuyum evet belkide ben farklı farklı yollarım bunu,da sanırım bende :) Ama evet Lütuf değil bu çok doğru bir tespit elleriniz dert görmesin paylaşım için...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Hiç kolay değil. Ama bir şekilde öğrenmeliyiz affedebilmeyi. Kendi selametimiz için:) Selamlar.

      Sil
  12. Affederek aslında karşımızdakinden ziyade kendimize iyilik yapıyoruz. Duyduğum öfke ya da kırgınlık hissi, sırtımda adeta kambur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zamanları geçtim açıkçası Kambur kısımlarını Umuyorum sizde tüm kamburlardan kurtulursunuz Çünkü bırakıyorsunuz akışa :)

      Sil
    2. Kesinlikle sırtımızda bir kambur. Dolayısıyla kendimize iyilik etmiş oluyoruz affederek. Selamlar.

      Sil
    3. Umarım herkes kamburlardan kurtulur:)

      Sil
  13. Affetmek konusunda en çok kendimizle aramızı bozarız, öncelikle kendimizi affetmeliyiz demişsiniz!.kesinlikle çok doğru!. geçmiş yaşanmış ve bitmiş..artık geriye dönüş yok! insanın kendini yargılaması doğru değil! Bu yüzden affetmeli kendini, affetmeli karşındakini!. affetmeli derken; her ne ise sorunlu durum tüm bunları kafadan çıkarmalı, konuyu da insanı da 'affederek' özgür bırakmalı!. ne geçen zaman geri gelir, ne de karşındaki insanı değiştirebilir insan!
    Teşekkürler, esenlikle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olan olmuş giden gitmiş. Biz buradayız kendimizle. Hayatımız devam ediyor. Kendimizle iyi geçinerek yaşamaya devam etmeliyiz. Teşekkürler. Selamlar.

      Sil
  14. Bence en büyük devrim insanin kendini affedebilmesi. Çünkü her gün geçmişte yaşayıp keşke böyle yapsaydim deyip hayiflanmak, devamli geçmişte yaşamak yoruyor insani. Bir an önce önüne bakabilmeli insan. Tabi soylemesi kolay da önemli olan hayata gecirebilmek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayata geçirmek kolay değil. Ama bunu yapmazsak dediğiniz gibi sürekli geçmişte kalıyoruz. Önümüze bakamıyoruz. Selamlar.

      Sil
  15. İnsan, deli çağlarında her duyguyu aşırılarda yaşayan, adrenalin yüklü bir varlıkken, yaş almaya başladığında kendini suyun akışına bırakmayı öğrenen biri haline gelebiliyor. Haksızlığa kendi yakınlarımdan uğradığımda epey sarsıntı geçirebiliyorum. Artık bunu da tolere edebilmeyi öğrendim. Uzaklaşıyor, ancak bir süre sonra affediyor ve çözüme böyle ulaşabiliyorum. Kendimle ilgili çalışmalara da 3 senedir başladım. Bu yüzden kendimizle yapmamız gereken hesaplaşmaları bitirip, bütünleşmeyi öneren yazınızı çok sevdim. Teşekkürler, :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Hayat öğretiyor bize. Olgunlaştıkça bazı şeyleri daha net görebiliyoruz. Selamlar.

      Sil

Yorumlar:

Subscribe to RSS Feed Follow me on Twitter!