11/03/2015

1 Kasım 2015 seçimleri büyük sürprizlerle sonuçlandı. AKP % 49,29 ile 315 milletvekili, CHP % 25,50 ile 134 milletvekili, MHP % 12 ile 40 milletvekili,  HDP ise % 10,69 ile 61 milletvekili kazandı.

Bu sonuçları anket şirketleri dahil kimse beklemiyordu. Hatta AKP' nin bu kadar oy alacağını ön göremedikleri halde, tek başına iktidar olacağını söyleyen bazı firmalara, yandaş oldukları için yönlendirme yapıyorlar deniyordu. Peki ne oldu da sonuçlar bu noktaya geldi. Daha 4 ay önce bundan çok farklı bir tablo ortadaydı. Seçmen, muhalefet partilerine AKP' yi 13 yıl aradan sonra iktidardan uzaklaştırabilecek çoğunluğu vermişti. Ama muhalefet partileri ellerine gelen fırsatı değerlendiremedikleri ve beklentileri karşılayamadıkları için, seçmen verdiği krediyi geri aldı. 30 Haziran' dan 1 Kasım' a ne değişmişti? 


AKP
AKP' nin diğer partilerden en büyük farkı seçmenin nabzını çok iyi tutmaları ve hemen buna göre eyleme geçmeleri. 30 Haziran öncesi Tayyip Erdoğan' nın kavgacı tutumu, toplumu germesi, başkanlık ısrarı, AKP' nin başarısında önemli paya sahip olan ekibin 3 dönem kuralına takılması AKP oylarına düşüş olarak yansıdı. Bu seçimden önce Tayyip Erdoğan' ı fazla ortada görmedik. Başkanlıktan bahsedilmedi. Ayrıca 3 dönem kuralına takılan ekip yeniden listelerde yer aldı. Bir de asıl önemli olan, seçmenin, sorunları muhalefetin değil de AKP' nin çözeceğine olan inancı. Muhalefet ne yaparsa yapsın bu inancı kıramıyor. 
CHP
Ne yaparlarsa yapsınlar bu kadroya seçmen daha fazla oy vermiyor. Yeni CHP' nin ulusalcılıktan uzaklaşıp, Kürt seçmenine yönelik yakınlaşma çabaları CHP seçmeninden tepki görüyor. Ekonomik seçim vaatleri de seçmenin fikrini değiştirmedi. Bu vaatleri bu parti yönetiminin gerçekleştireceğine inanmıyorlar. Ayrıca yerel yönetimlerdeki vasat performansları da seçmene, umutlanabilecek bir ışık vermiyor. AKP' nin başarısının sürekli hile ve oy çalmalardan kaynaklı olduğu tezinin arkasına sığındılar. Katılım çok olursa CHP' nin oyu artacak, AKP' nin oyu düşecek dediler ama olmadı. % 86 da oldukça yüksek bir katılım oranı ve AKP rekor oy aldı. Aynaya bakma vakitleri geldi de geçiyor. Sözcü, Cumhuriyet gibi gazetelerin ve Halk tvnin sert ve aşağılayıcı üslubunun da antipati yarattığı bir gerçek. İşte Sözcü gazetesinin 1 Kasım manşeti: 



MHP
Devlet Bahçeli 2002 yılında da erken seçim isteyip AKP' nin tek başına iktidara gelmesinin yolunu açmıştı. Yine aynı şey oldu. MHP'nin uzlaşmaz tutumu ve ısrarlı seçim talebi sonucu yapılan erken seçim AKP' yi tek başına iktidara getirdi. Meclis başkanlığı seçiminde AKP adayının seçilmesini sağlamaları ve koalisyon hükümetine katılmamak için direnmeleri MHP' ye karşı olumsuz tepki oluşmasına yol açtı. Meral Akşener ve Sinan Oğan gibi kamuoyunda karşılığı olan kişilerin aday gösterilmemesi de eklenince milletvekili sayıları yarı yarıya düştü. 
HDP
Türkiye partisi olacağız söylemiyle yola çıktılar ve 30 Haziran seçimlerinde % 13 oy aldılar. Ancak PKK saldırılarına karşı net bir söylemde bulunmadılar. Medyada büyük destekleri olmasına rağmen yaptıkları tehditvari açıklamalar ters tepti. Ellerine geçen Türkiye partisi olma şansının kaçırdılar. Emanet verilen oylar geri alınınca neredeyse barajın altında kalacaklardı. 19 milletvekili kaybettiler.  
Categories:

2 yorum:

  1. sizi blogger kesif etkinliğinde buldum ve takibe aldım bana da beklerim :)
    http://senbenvehayat.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Ben de sizi takibe alıyorum.

      Sil

Yorumlar:

Subscribe to RSS Feed Follow me on Twitter!