10/18/2015

Tekrar seçim olan 1 Kasım seçimleri yaklaşıyor. 7 Haziran seçim sonuçlarından çok farklı bir sonuç çıkmayacağı belli olduğu halde yine de seçime gidiyoruz. Bunun sebebi CHP haricindeki partilerin ve cumhurbaşkanının koalisyon kurulmasını istememeleri. 


Bu seçimin diğer seçimlerden farkı, tekrar seçim olduğu için partilerin hazine yardımı alamamış olmaları. Böyle olunca da manasız bir şekilde ortada dolaşan şarkılı türkülü seçim araçlarını göremiyoruz. Abartılı şekilde süslemeler ve parti bayraklarını da göremiyoruz. Son yıllarda olduğu gibi seçim öncesi gariplikler olmaya devam ediyor. Ankara' daki barış mitingi öncesinde meydana gelen patlamada bugün itibariyle 102 insan hayatını kaybetti. Partilerin durumlarına bakarsak:
AKP
AKP gün geçtikçe güç kaybetmeye devam ediyor. Ama buna rağmen diğer partilerin hayal bile edemeyeceği % 38-41 bandında oyu var. Ama bu oran onları tek başına iktidar yapamıyor. Yıllardır devam ettirdikleri çözüm süreci görüşmelerini sona erdirip PKK hedeflerin vurmaya başladılar. Bunun karşılığında çok sayıda polis ve asker şehit oldu. Milliyetçi oylarında artış meydana gelirken Kürt seçmeninden aldıkları oylarda düşme meydana gelince yerlerinde saydılar. Hatalı dış politikaları, 2 milyon Suriyeli' nin Türkiye' ye yerleşmesi de seçmeni etkilemedi. Seçim sonunda koalisyonun büyük  ortağı olacak gibi duruyorlar.
CHP
7 Haziran seçimlerinden sonra koalisyon kurulması için büyük çaba harcadılar. Bu parti içinde bazı kesimlerin taktirini toplarken bazı kesimlerin de tepkisini çekti. Ama yine de oyları % 25 civarında olacak yani yerinde sayacak gibi görünüyor. CHP' de en çok dikkat çeken özellik HDP' nin hamisi görünümünde olmaları. Her sürece HDP' yi de dahil etmeye çalışıyorlar. HDP barajı aşsın da biz % 25' e razıyız havasındalar. Kılıçdaroğlu partinin başına geçtikten sonra SHP çizgisine evrildiler. CHP Kürt seçmenden beklediği oyları alamadığı gibi Atatürkçü ve ulusalcı seçmeni partiden uzaklaştı.  
MHP
Devlet Bahçeli, 7 Haziran seçimleri sonuçlanır sonuçlanmaz koalisyona dahil olmayacağını ve erken seçim istediğini söyledi. Bu aslında tek başına iktidar olmayı kıl payı kaybetmiş olan  AKP' ye tek başına iktidar olmak için bir şans vermek anlamına geliyordu. Meclis başkanlığı seçiminde de AKP' li adayın kazanmasına destek olmaları da tepki toplamıştı. Bahçeli' nin seçim sonrası stratejisi ve uzlaşmaz tutumu MHP içerisinde de tepki topladı. Tuğrul Türkeş partiyi terk edip AKP' ye katıldı. Oylarında 1-2 puan düşüş meydana gelebilir.  
HDP
HDP yine barajı aşacak ve oyları yerinde kalacak gibi duruyor. Medyadan önemli destek görüyorlar. Kendi seçmenini miting, barış yürüyüşü gibi organizasyonlarda toplamaları onları hedef haline getiriyor. Burada devleti suçlama yoluna gidip seçmeninin saflarını sıklaştırmalarına ve yumruklarını sıkmalarına neden oluyorlar. Ama söylemlere gelince barışı ağızlarından düşürmüyorlar. Özerklik istediklerini açıkça dile getirmeye başladılar. Barış gelmesini de bu koşula bağlıyorlar. Pek çok insanın safça beklediği PKK' ya tavır almaları mümkün değil. Çünkü güçlerini oradan alıyorlar. Kürt kökenli olmayan sol seçmen de verdiği oyun özerkliğe verildiğini bilmeli
RECEP TAYYİP ERDOĞAN
Cumhurbaşkanının bu süreçte önemli bir aktör olduğu unutulmamalı. Tekrar seçime gidilmesinin en önemli nedenlerinden biri onun koalisyon istememesi. Başkanlık hayali de devam ediyor. Aktif bir şekilde ülke yönetimine dahil olmak istiyor. AKP ondan bağımsız hareket edemez. Muhalefetle polemiğe girmeye devam ediyor. Saraya tıpış tıpış geleceksiniz diyor. Daha ılımlı bir siyaset tarzı benimsemiş olsaydı bu kadar kutuplaşma meydana gelmezdi.        
Categories:

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlar:

Subscribe to RSS Feed Follow me on Twitter!