12/23/2014

Zaman gazetesine yapılan baskınları görünce, Balyoz ve Ergenekon iddiaları nedeniyle gözaltına alınma görüntüleri geldi aklıma.


Tutuklanan insanlar suçsuz olduklarını iddia ederken, basında, Zaman gazetesinin başını çektiği bir grup, tutukluların suçlu olduğuna hüküm vermişti ve bu yönde yayınlar yapıyorlardı. Bu insanlar yıllarca hapiste kaldılar. Suçlu oldukları kesinleşmemişken suçlu muamelesi gördüler. 

Aradan yıllar geçtikten sonra Balyoz davasına delil olarak gösterilen CD' lerin sahte olduğu bilirkişi tarafından tespit edildi.Zaten sanıklar da delillerin sahte olduğunu söylüyorlardı ama dinleyen kim?
Hükümetle Cemaat arasındaki kavgadan sonra her şey değişmeye başladı. Bu defa Zaman gazetesine baskın yapıldı. Hedefte, geçmişteki manşetleri atan, Zaman gazetesinin genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı vardı.
Tanıdık söylemleri duyduk kendisinden. Kendisine terörist diyenlere kızıyordu, talimatla yazı yazıyorlar diyordu, basın özgürlüğü tehdit ediliyor diyordu. Gözaltıların gazetecilikle ilgisi yok diye manşet atan Dumanlı için bu defa Sabah gazetesi benzer iddialarda buluyordu. Adeta geçmişte yaptıkları bumerang gibi kendilerine dönmüştü. Oda tv soruşturmasında göz altına alınan Ahmet Şık'ın, bu yapılanlara karşı durmasından çok memnun oldular. Hatta Hakan Şükür kendisine teşekkür etti ve keşke daha önce tanısaydım dedi. Demek ki, başkasının başına gelen yanlış uygulamaya, yanlış demek için, ilahi bir bumeranga ihtiyaç varmış.
Categories:

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlar:

Subscribe to RSS Feed Follow me on Twitter!