1/26/2014

Hükümetle Cemaat arasında son dönemlerde üstü kapalı olarak devam eden iktidar kavgası, dershane düzenlemesiyle iyice belirginleşti. Karşılıklı söz düellosunun ardından açık bir şekilde savaş başladı. Bakanlar ve oğulları hakkında yolsuzluk belgeleri, kasalar, paralar, ses kayıtları ve alınan pahalı hediyeler ortaya döküldü.

Cemaate yakın olan Hakan Şükür'ün istifası, Fethullah Gülen'in bedduası, başbakanın cemaat hakkındaki ağır ifadeleri birbirini kovaladı. Bilal Erdoğan hakkındaki tutuklama kararı uygulanamadı. Binlerce polis, hakim, savcı görevden alındı. Ergenekon ve şike davalarının özel yetkili savcısı Zekeriya Öz'ün tenzili rütbeyle görevden alınması ve hakkında iddialar ortaya çıkması bir devrin resmen bittiğinin işareti oldu. Herşey tersine dönmeye başladı. Ergenekon, balyoz ve şike davalarında haksızlıklar yapıldığı söylenmeye başladı. Bu davaların en ateşli savunucusu olan yazarlar günah çıkartan yazılar yazmaya başladılar. Bu davalardan yargılananlar haksızlığa uğradıklarını haykırırken, onlara, Türkiye bağırsaklarını temizliyor, polis haksız yere arama yapmaz, vesayet dönemi sona eriyor vb dendi. Genelkurmay başkanı İlker Başbuğ terörist olarak ömür boyu hapse mahkum olurken, PKK nın 2. adamı Şemdin Sakık gizli tanık oldu. Deniz Baykal'ın kasedi çıktığında meydanlarda onu eleştiren başbakan şimdilerde Deniz Baykal'ın mağduriyetini anlatmaya başladı. Vesayet gitti, dış güçler ve paralel yapı geldi. Gezi olaylarında faiz lobisi ve dış güçleri suçlayacaklarına ve bu kadar sert müdahale yapacaklarına daha akıllı manevralar yapsalar daha sakin davransalar bu kadar büyümeyecekti. Dış güçleri sürekli suçluyorlar ama Suriye' deki muhaliflere dış güç olarak silah gönderiyorlar. Özellikle hükümete muhalif vatandaşlar bu kavgayı büyük bir keyifle seyrediyorlar. Kavga sertleştikçe daha mutlu oluyorlar ama bu arada % 25 devalüasyon oldu. Yani Türk parası döviz karşısında değer kaybetti. 2001 krizinde yapılan devalüasyon % 28,4 olmuştu. Ülke hızla krize doğru gidiyor. Bankalardan kredi almak iyice zorlaştı. Siyasi ve ekonomik istikrarsızlığın bedeli de olacaktır. Bu, eninde sonunda üretime, enflasyona ve işsizliğe yansıyacaktır.
           Hükmet Cemaat kavgasının kazananı kim olur belli değil ama kaybedenin kim olacağı belli. Vatadaş.
Categories:

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlar:

Subscribe to RSS Feed Follow me on Twitter!