11/09/2013

       Başbakan, öğrenci evlerinin kontrol edilmesi gerektiğine dair açıklama yaptı. Ona göre öğrenci evlerinde neler oluyordu neler. Hükümet yanlısı Ülke tvde bir konuşmacı da başbakanı desteklemek için öğrenci evlerinin ne kadar tehlikeli olduğunu anlatıyordu. Uyuşturucunun, barlardan sonra en çok öğrenci evlerinde yaygın olduğunu söylüyordu.
        Adana valisi de durumdan vazife çıkarmış, çalışmalara başlandığını açıklıyordu. İçişleri bakanı da terör vurgusu yapıyordu. Düzce milletvekili de karma eğitime karşı olduğunu açıkladı.
        Her zaman olduğu gibi başbakanın açıklamalarının doğru olduğunu ispat etme yarışına girdiler.
        Ama ilk defa bu kadar aykırı sesler çıktı Ak parti çevresinden. Nazlı Ilıcak utandığını söyledi, Mehmet Barlas kadar zırvaya ben bile bahane bulamam dedi. En önemlisi, Bülent Arınç başbakanın kendi sözleri hakkında yaptığı açıklamaya tepki gösterdi. Sadece bir bakan olmadığını, özgül ağırlığı olduğunu söyledi. Bu davayı beraber bu noktaya getirdik dedi. O kadar da tek adam değilsin mesajını verdi. Hem de tv kameralarının önünde.
        Bu durumda ana  muhalefet partisinden ne beklenir? Ak partide bu tartışmalar olurken ve kamuoyunun büyük tepkisi varken, gündemin değişmemesini sağlamak ve buradan AK partinin yıpranmasını beklemek.
         Türban konusunda son derece akıllıca davranarak Ak partinin buradan beklediği siyasi kozu ellerinden almayı başarmıştı CHP. Ayrıca Mustafa Sarıgül hamlesiyle kamuoyunun büyük desteğini almıştı. CHP' nin İstanbul'da en çok oy almasını sağlayacak kişi Mustafa Sarıgül'dür. Bunu Sarıgül CHP' ye katıldığı andan itibaren saldırıya geçen hükümete yakın medyadan ve Melih Gökçek'in açıklamalarından da anlayabiliriz.
          Ama CHP durabiliyor mu gündemi değiştirmeden? Duramıyor. Kılıçdaroğlu, başbakan için Dolmabahçe'de oturup Kadıköy'den gelen vapurlardaki kadınları dikizliyor diyor. Gürsel Tekin ne yapıyor? Sarıgül'ün CHP'nin İstanbul adayı olacağını bile bile, İstanbul için aday adayı olduğunu açıklıyor. Hem de hükümet yanlısı Ülke tv de programa katılıp projelerini anlatıyor. Katıldığı, sıradışı isimli programda, her hafta, Cumhuriyet ve dönemi hakkında ağır eleştiriler yapılıyor. Aynı programa eski CHP'li Savcı Sayan da sürekli katılıp Kılıçdaroğlu'nu eleştiriyor. Yani hükümet yanlısı kanalda mensubu olduğu partiyi yıpratıyor. Ayrıca bu misyonunu Ülke tv, Beyaz tv, Tvnet, A haber gibi aynı tip kanallarda sürdürüyor. Yine eskiden CHP' ye yakın olan Sevilay Yükselir' in saldırılarına ne demeli. Hadi diyelim ki Savcı Sayan ve Sevilay Yükselir Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından parti dışında bırakıldı. Gürsel Tekin' e ne demeli. Açıktan parti içi muhalefet yapıyor.
            Ak parti tek parça halinde siyaset yaparken,CHP bu kadar parçalanarak, seçimlerde nasıl başarılı olacak ? Zor dostum zor.
        
Categories:

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlar:

Subscribe to RSS Feed Follow me on Twitter!