7/12/2013

Son yıllarda, benden olan iyidir, benden olmayan kötüdür felsefesi iyice yaygınlaşmaya başladı.
İdeoloji insanların gözlerini öyle karartmış ki, iyiye iyi kötüye kötü diyemiyorlar. Sağcı ya da solcu fark etmez. Televizyonda koca koca adamlar, palayla insanları kovalayan adamı savunmaya çalışıyorlar. Benzer davranışları başka görüşte olan insanlar da yapıyor. İdeolojik bakış vicdanların önüne geçmiş.

Bir avukat televizyonda palayla insanlara saldırıp bir kadını tekmeleyen adamın, bu davranışları yapmasının sebeplerini açıklamaya çalışıyordu. Niye böyle yapıyordu? Çünkü tekmelediği kadın kendi görüşünden değildi. Yürüyüş yapan insanlara o avukat da kızıyordu. Ömer Faruk Köse isimli avukat Demokrat hukukçular derneği üyesi aynı zamanda.Saldırgan, elindeki palayı bir göstericiye savurup boynundan yaraladı. Bu insanı öldürebilirdi. Buna rağmen savunuyorlardı. Ertesi gün de Ankara' da başka biri, eline aldığı bir kesici aletle kendi adaletini sağlamaya çalışıyordu. Bu insanlara sormak lazım. Sizin hiç adalet duygunuz yok mu diye. Bir şeyin iyi ya da kötü olması, olayı gerçekleştirene mi bağlı olacak? Dindar bir adamın yaptığı haksızlığa dindarlar kötü demeyecek, laik ya da demokrat olan birinin yaptığı haksızlığa, laik ya da demokratlar ses çıkartmayacak. Tersi durumda ise yanlışı yapan karşı görüşten biri olursa ortalık ayağa kaldırılacak. Din elden gidiyor, Cumhuriyet elden gidiyor diye. Peki bu insanlar, okudukları üniversiteleri neden bitirdiler, neden o kadar çok kitap okudular. Neden geçmişte yaşamış insanların, örnek olacak davranışlarıyla ilgili hikayelerini dinlediler. Olaylara at gözlüğüyle bakmak için mi? Madem sabit fikirli olacaktınız, kendi doğrunuz ve vicdan muhasebeniz olmayacaktı, bu kadar okul okumaya ne gerek vardı ? Bu eleştiriler sadece muhafazakar insanlar için değil. Demokrat olan insanlar da böyle. Dünya görüşlerine göre insanları yargılıyorlar.
Categories:

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlar:

Subscribe to RSS Feed Follow me on Twitter!